Orta Doğu Gerilimi Küresel Petrol Rafinerileri İyileşmesini Tehdit Ediyor
ABD-İran arasındaki gerilimin artması ve Orta Doğu'daki çatışmalar, küresel petrol rafinerisi sektörünün toparlanma beklentilerini ciddi şekilde baltalıyor. Özellikle Asyalı rafineriler, kritik ham petrol tedarik rotalarındaki aksaklıklar ve tesislerdeki hasarlar nedeniyle üretim hedeflerine ulaşmakta zorlanıyor. Bu durum, küresel akaryakıt stoklarını daraltarak benzin, dizel ve jet yakıtı fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
ABD ile İran arasındaki çatışmaların tırmanması ve daha geniş Orta Doğu’daki gerilimler, küresel petrol rafineri sektörünün beklenen toparlanmasını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Bölgedeki kilit ham petrol tedarik rotalarında yaşanan aksaklıklar ve rafineri tesislerine yönelik saldırılar, özellikle Asya’daki rafinerilerin üretim artırma planlarını sekteye uğratıyor ve küresel akaryakıt piyasalarında arz sıkışıklığına yol açıyor. [2, 4]
Gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte, dünyanın petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan Körfez ham petrol ihracatı ciddi şekilde kısıtlandı. Ayrıca, Yemen’deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirdiği ihracatları engelleme tehdidinde bulunarak, Bab el-Mandeb Boğazı’nı kullanan ve Asya’ya giden günlük 3 milyon varil üzerindeki Suudi ham petrolünün çok daha uzun rotalara yönelmesine neden oldu. Salı günü, Çin ve Hindistan’a Bab el-Mandeb üzerinden gitmekte olan üç Suudi ham petrol tankerinin Süveyş Kanalı’na yönelmek üzere geri dönüş yaptığı görüldü. [2, 4] Bölgedeki rafineriler de doğrudan etkilendi; Bahreyn’deki Sitra Rafinerisi'nde dizel hidrojenleme ve hidrojen üretim üniteleri hasar gördü, İsrail’deki Hayfa Rafinerisi’nin kapasitesi geçici olarak düşürüldü. Katar’daki Ras Laffan ve Mesaieed rafinerileri önleyici kapanmalar ve kapasite düşüşleri yaşarken, Kuveyt’teki Mina Al-Ahmadi ve Mina Abdullah rafinerileri de hasar görerek kısmen veya tamamen devre dışı kaldı. [1, 3] Bu duruma ek olarak, Rusya’nın Ukrayna insansız hava aracı saldırıları nedeniyle dizel ihracatını yasaklaması, küresel ürün arzındaki sıkışıklığı daha da artırdı. [2]
Bu gelişmeler, küresel yakıt stoklarının sıkı kalmasına ve benzin, dizel ve jet yakıtı fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. ABD ve Avrupa’daki rafineriler zaten tam kapasiteye yakın çalışırken, ağustos ayı için ham petrol tedariklerini ayarlamış olan Asyalı rafineriler şimdi sevkiyatlarda gecikmelerle karşı karşıya kalıyor. [2, 4] Rafinerilerin kar marjları (crack spreadler) tarihi seviyelere ulaştı; ABD ve Avrupa’da rekor seviyelere çıkarken, Asya’da iki ayın en yüksek seviyelerine ulaştı. Özellikle Asya’da gazyağı ve jet yakıtı marjları, savaş öncesindeki varil başına 20 doların biraz üzerindeki seviyelerden 65 doların üzerine fırladı. [2, 4] Ham petrol fiyatları, zirve yaptığı varil başına 118 dolardan geri çekilerek şu anda 85 dolar civarında seyretse de, çatışma öncesi seviyelerin (yaklaşık 65 dolar) oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. [5, 7]
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), temmuz ayında yayımladığı raporunda, küresel rafineri kapasitesinin üçüncü çeyrekte günlük 81,6 milyon varile yükselmesini beklediğini, bunun ikinci çeyreğe göre %4’ün üzerinde bir artış anlamına geldiğini belirtmişti. Asya’daki toparlanmanın bu artışta başı çekmesi bekleniyordu; Wood Mackenzie’nin tahminlerine göre Asya’daki üretim ağustos ayında günlük 30,37 milyon varile ulaşacaktı. Ancak, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daha da azalması ve Suudi Arabistan’dan Asya’ya yapılan ihracatın Afrika’nın batı kıyısından dolaşarak bir ay daha uzaması durumunda bu toparlanma duraksayabilir. [2]
Orta Doğu’daki çatışmanın daha geniş ekonomik ve politik yansımaları da bulunuyor. Artan enerji maliyetleri, küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. İngiltere’de enflasyon, haziran ayında çatışmanın kısa süreliğine hafiflemesiyle yavaşlamış olsa da, gerilimin yeniden tırmanması enerji maliyetlerini tekrar yukarı çekiyor. [9] IEA, piyasaların 2026’nın son çeyreğinde bir arz fazlasına geçeceği beklentisini korusa da, ABD-İran barış sürecindeki bir aksaklığın bu tahmini tamamen değiştirebileceği ve sevkiyatları tekrar durma noktasına getirebileceği konusunda uyarıyor. [6] Ajans, acil durum petrol stoklarının serbest bırakılmasına (planlanan 400 milyon varilden yaklaşık 290 milyon varil serbest bırakıldı) ve alternatif tedarik rotalarına rağmen rehavete kapılınmaması gerektiğini vurguluyor. [7, 8]
Analistler, rafineri kar marjlarının yüksek kalmaya devam edeceğini öngörüyor. Sparta Commodities analisti Neil Crosby, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Rusya’nın ihracat yasakları gibi çifte darbeyi kaldıracak yeterli kapasitenin dünyada bulunmadığını belirtiyor. Crosby’ye göre, nihai kullanıcı talebini düşürmek için fiyatların yükselmesi gerekiyor. [2, 4] Genel olarak, küresel rafineri üretiminde kısa vadede hızlı bir toparlanma beklenmiyor. Orta Doğu’daki rafinerilerin, Hürmüz Boğazı’ndaki akışlar normale döndüğünde dahi operasyonlarını tam kapasiteye çıkarmaları aylar sürebilir. IEA İcra Direktörü Fatih Birol, ham petrol arzı istikrarlı olsa da, rafineri üretiminin geride kalması nedeniyle rafine edilmiş akaryakıt piyasalarının sıkı kalmaya devam ettiğini belirtiyor. [7, 8]

İlgili Semboller
💸 Bu fırsata yatırım yapmaya hazır mısın?
Yatırım yapmak için bir aracı kuruma ihtiyacın var. 30+ güvenilir broker’ı saniyeler içinde karşılaştır — sıfır komisyon seçenekleri mevcut.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!