İngiltere'nin Karbon Yakalama Programı: Milyarlarca Sterlinlik Fiyasko İddiası

İngiltere'nin karbon yakalama ve depolama (CCS) programının maliyetleri ve etkinliği büyük tartışma konusu oldu. Guardian yazarı George Monbiot, hükümetin açıkladığı 21.7 milyar sterlinlik bütçenin aksine, programın toplam maliyetinin 264 milyar sterline kadar çıkabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, bu harcamanın fosil yakıt şirketlerinin çıkarlarına hizmet ettiğini ve kanıtlanmış iklim çözümlerinden milyarlarca sterlini uzaklaştırdığını öne sürüyor.

Borsaya Haber Editörü
|
The Guardian
|
8 Temmuz 2026 08:10
|
4 dk okuma
|

İngiltere hükümetinin karbon yakalama ve depolama (CCS) projelerine yönelik devasa harcamaları, kamuoyunda ve uzman çevrelerde ciddi eleştirilere yol açıyor. Guardian gazetesi yazarı George Monbiot, bu programı "büyük bir dolandırıcılık" olarak nitelendirerek, iklim kriziyle mücadelede çok daha etkili yollar varken hükümetlerin fosil yakıt şirketlerinin sözünü dinlemeyi tercih ettiğini belirtiyor. Bu durum, ülkenin iklim hedeflerine ulaşma çabalarını sekteye uğratırken, milyarlarca sterlinlik kamu kaynağının boşa harcanması riskini gündeme getiriyor.

Hükümet, 2050 yılına kadar bu program için 21.7 milyar sterlinlik bir bütçe ayırdığını açıklasa da, iklim uzmanları Dr. Andrew Boswell ve Simon Oldridge, İklim Değişikliği Komitesi (CCC) verilerini inceleyerek gerçek maliyetin çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, dağınık haldeki verileri bir araya getirerek, CCS programının 2050'ye kadar öngörülen tam maliyetinin 264 milyar sterline ulaşabileceğini hesapladı. Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) ise, bu maliyetin 2050'ye kadar 408 milyar sterline kadar çıkabileceğini ve bu teknolojinin ticari olarak riskli ve teknolojik olarak kanıtlanmamış olduğunu vurguluyor. İngiltere hükümeti, CCS projelerini desteklemek için şimdiden 50 milyar sterlinden fazla sübvansiyon ayırmış durumda, ancak bu projeler ülkenin 2050 CCS hedefinin yalnızca %8'ini karşılıyor. Tarihsel olarak bakıldığında, son 50 yılda yakalanan karbondioksitin %80-90'ının gelişmiş petrol üretimi faaliyetlerinde kullanıldığı belirtiliyor, bu da CCS'nin iklim dostu olmaktan ziyade daha fazla petrol ve gaz üretimine hizmet ettiği eleştirilerini güçlendiriyor.

Bu devasa harcamalar, İngiliz ekonomisi ve hanehalkı üzerinde önemli etkiler yaratıyor. IEEFA raporlarına göre, CCS kurulum ve işletme maliyetlerinin büyük bir kısmı, çevresel vergiler aracılığıyla tüketiciler tarafından karşılanacak, bu da elektrik faturalarında artışa neden olacak. Yenilenebilir enerji ve yalıtım gibi daha uygun maliyetli ve kanıtlanmış iklim çözümlerine ayrılabilecek milyarlarca sterlinlik kaynağın, yüksek riskli ve verimliliği sorgulanan bir teknolojiye yönlendirilmesi, ülkenin net sıfır emisyon hedeflerine ulaşma yolunda ciddi bir sapma olarak görülüyor. Ayrıca, düşük karbon fiyatları, kirleticilerin CCS tesisleri kurması için yeterli ekonomik teşvik sağlamıyor, bu da programın etkinliğini daha da azaltıyor.

Karbon yakalama programının daha geniş ekonomik ve politik bağlamı da tartışmaları derinleştiriyor. Eleştirmenler, bu politikanın ardında fosil yakıt endüstrisinin güçlü lobisinin yattığını ve hükümetlerin bu şirketlerin çıkarlarını gözettiğini savunuyor. Monbiot, hükümetin bu projeler için "geçerli alternatifler yok" iddialarına karşı çıkarak, jeopolimer çimento veya yeşil hidrojenle çelik üretimi gibi sürdürülebilir alternatiflerin göz ardı edildiğini belirtiyor. Bu durum, İngiltere'nin enerji politikasının uzun vadeli sürdürülebilirliği ve bağımsızlığı açısından endişe yaratıyor, zira sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına bağımlılığı artırarak, metan sızıntıları nedeniyle toplam emisyonları yükseltme riski taşıyor.

Analistler ve piyasa beklentileri, mevcut CCS stratejisinin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Good Law Project gibi kuruluşlar, karbon yakalama programının iptal edilmesini ve kaynakların rüzgar, güneş enerjisi ve enerji verimliliği gibi kanıtlanmış, daha ucuz ve etkili çözümlere yönlendirilmesini talep ediyor. Uzmanlar, CCS'nin net sıfır hedeflerine ulaşmada "beyaz fil" (büyük, pahalı ama işe yaramayan proje) olabileceği konusunda uyarıyor. İngiltere'nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma taahhüdü göz önüne alındığında, bu eleştiriler, hükümetin iklim stratejisini yeniden değerlendirmesi ve daha şeffaf, maliyet-etkin ve gerçekçi çözümlere odaklanması gerektiği yönündeki baskıyı artırıyor.

Reklam Alanıborsaya.com
#Karbon Yakalama#İngiltere Enerji Politikası#İklim Değişikliği#Fosil Yakıtlar#Yenilenebilir Enerji
Paylaş
0

💸 Bu fırsata yatırım yapmaya hazır mısın?

Yatırım yapmak için bir aracı kuruma ihtiyacın var. 30+ güvenilir broker’ı saniyeler içinde karşılaştır — sıfır komisyon seçenekleri mevcut.

Yorumlar (0)

0/1000

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!