2026 İkinci Yarısında Küresel Piyasalar: Yüksek Beklentiler ve Artan Riskler
2026 yılının ikinci yarısına girerken küresel hisse senedi piyasaları, yapay zeka yatırımları ve güçlü şirket karlarıyla desteklenen iyimser bir tablo çiziyor. Ancak yüksek değerlemeler, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve enflasyonist baskılar, piyasaların kırılganlığını artırıyor. Analistler, bu dönemde dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarıyor.
2026 yılının ikinci yarısı yaklaşırken, küresel hisse senedi piyasaları, önemli büyüme potansiyeli ve devam eden bir boğa piyasası beklentisiyle iyimser bir görünüm sergiliyor. Morgan Stanley'nin Küresel Yatırım Komitesi, boğa piyasasının dördüncü yılına gireceğini öngörerek S&P 500 Endeksi için yaklaşık çift haneli getiri bekliyor. Bu iyimserliğin temelinde, analistlerin 2026 yılı için hisse başına kazanç (EPS) büyümesini %14 ila %16 aralığında tahmin etmesi yatıyor. Özellikle yapay zeka (YZ) odaklı sermaye harcamalarındaki patlama, Wall Street'in ana gündem maddesi haline gelirken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2025'teki faiz indirimlerinin ardından 2026'da 50 baz puanlık ek indirim beklentisi de piyasaları destekliyor.
Yapay zeka alanındaki yoğun yatırımlar, piyasa dinamiklerini şekillendiren en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Google, Amazon, Microsoft ve Meta gibi dev teknoloji şirketleri, 2026 yılında toplamda 725 milyar dolar sermaye harcaması yapmayı planlıyor ki bu, geçen yıla göre %77'lik dikkat çekici bir artışa işaret ediyor. Goldman Sachs Research'e göre, yapay zeka ile ilişkili yatırımların S&P 500 hisse başına kazanç büyümesinin yaklaşık %40'ını sağlaması bekleniyor. Bellek çip şirketleri ve YZ sunucusu üreticileri gibi YZ altyapı hisseleri, beklentileri aşan performanslar sergileyerek ürün fiyatlarında üç haneli artışlar yaşıyor. Bu güçlü kurumsal kazançlar ve teknoloji odaklı büyüme, piyasalardaki yükselişin ana motoru olarak kabul ediliyor.
Ancak bu yoğun iyimserlik, piyasaları yüksek beklentilerle kırılgan bir zemine oturtuyor. Hisse senedi değerlemeleri zaten yüksek seviyelerde seyrederken, Shiller Döngüsel Düzeltilmiş Fiyat/Kazanç (CAPE) oranı Mayıs ayında 41,6'ya ulaşarak ABD piyasası tarihinde son 140 yıldaki en yüksek ikinci seviyeyi gördü. Bu durum, kazanç beklentilerindeki küçük bir hayal kırıklığının bile piyasalarda orantısız bir tepkiye yol açabileceği uyarısını beraberinde getiriyor. Ayrıca, Mayıs ayında %4,2 ile son üç yılın en yüksek seviyesine çıkan enflasyon, faiz artışı korkularını tetikleyerek piyasalar üzerinde baskı oluşturuyor. Euromonitor International, 2026 için küresel enflasyonun %4,6'ya ulaşmasını bekliyor.
Jeopolitik faktörler de piyasaların ikinci yarıdaki seyrini etkileyecek önemli riskler arasında yer alıyor. ABD/İsrail-İran çatışmasının bir sonucu olarak Hürmüz Boğazı'nın kapanması, 2026'nın belirleyici ekonomik aksaklığı haline geldi ve Brent ham petrol fiyatlarını Şubat-Mart 2026 döneminde %45 oranında artırdı. Bu durum, küresel GSYİH büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu. Yüksek enerji maliyetleri, reel ücretleri sıkıştırıyor ve merkez bankalarının işini zorlaştırıyor. Özellikle gelişmiş ekonomilerde enerji ithalatına bağımlılık, enerji şoklarını doğrudan enflasyona dönüştürüyor ve merkez bankalarını faizleri artırmaya yöneltiyor.
Küresel ekonomik büyüme beklentileri, bu zorlu koşullar altında çeşitlilik gösteriyor. Dünya Bankası, Orta Doğu'daki çatışmanın etkisiyle 2026 küresel büyüme tahminini %2,6'dan %2,5'e düşürdü ve enerji arzındaki aksamaların şiddetlenmesi durumunda %1,3'e kadar düşebileceği uyarısında bulundu. Fitch Ratings ise 2026 için küresel büyüme tahminini %2,4 olarak revize etti. ABD ekonomisi için büyüme tahminleri, Fitch'e göre %1,9'a yavaşlarken, Euro Bölgesi'nde %0,9'a, Çin'de ise %4,6'ya gerilemesi bekleniyor. Tüketiciler, negatif reel ücret büyümesi, zayıf tasarruflar ve artan enerji maliyetleri nedeniyle zorlanmaya devam ediyor.
Analistler ve yatırım bankaları, 2026 yılının ikinci yarısı için S&P 500 Endeksi'ne yönelik farklı hedefler belirliyor. Morgan Stanley, S&P 500 için 7.500 seviyesini hedeflerken, Goldman Sachs Research, endeksin yıl sonuna kadar %6'lık bir artışla 7.600'e ulaşmasını bekliyor. Borsa İstanbul özelinde ise Midas Araştırma'nın raporu, faiz indirimleri, dezenflasyon süreci, not artırımları ve yabancı yatırımcı ilgisi gibi faktörlerle Borsa İstanbul'un 2026'da yükselişini sürdürerek 300 dolar seviyelerinin üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Özellikle bankacılık ve gayrimenkul sektörleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini sürdürmesiyle yatırımcı ilgisini çekebilir.
İlgili Semboller
💸 Bu fırsata yatırım yapmaya hazır mısın?
Yatırım yapmak için bir aracı kuruma ihtiyacın var. 30+ güvenilir broker’ı saniyeler içinde karşılaştır — sıfır komisyon seçenekleri mevcut.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

